Puanlar.net Hoşgeldiniz, 24 Haziran 2018

Ademi Merkeziyetçilik nedir açıklaması anlamı

Ademi Merkeziyetçilik nedir açıklaması anlamı

Adem-i Merkeziyetçilik nedir aciklamasi anlami

Alm. Dezentralisationismus, Fr. Décentralisationism, Ing. Decentralizationism. Mahalli idarelere genis yetkiler taniyan ve Ikinci Mesrutiyetten sonra Prens Sabahaddin’in Türk idare sisteminde uygulanmasini teklif ettigi ve savundugu prensip. Merkeziyetçi idare prensibinin zitti.

Ortaçag Avrupasinda, feodal düzenin ortak özelliklerinin degismesinden sonra gittikçe güçlenen merkezi idareler genis halk kitlelerine hükmetmeye basladi. Mahalli idarecilerin ve kilisenin hükümranlik yetkileri kisildi. Devlet idaresine tamamen merkeziyetçilik hakim olup güçlü bir devlet otoritesi ortaya çikti. Bunun yaninda halkin mahalli problemlerinin tesbiti için bölge temsilci meclisleri veya bölge temsilcileri teskil edildi.

Osmanli Devletinde de sancak beylerine, valilere ve kadilara genis yetkiler verildi. Kadilar ilmiye sistemine göre tayinle gelen mahalli idarecilerdi. Kadilarin veya yardimci personelin yöre halki tarafindan seçilmesi veya denetlenmesi söz konusu degildi. Ancak ekonomik islerde, kolluk görevinin yerine getirilmesinde, mali islemlerin yürütülmesinde kadilar halkin ve esnafin temsilcisi sayilan kimselere basvurdugu takdirde bunlar kendilerine yardimci olurlardi. Tanzimat devrine kadar genis manada adem-i merkeziyet prensibine uyulmamakla beraber, mahalli idarecilere genis yetkiler verilmesi Osmanli Devletinde tamamen merkeziyetçi bir idarenin söz konusu olmadigini ortaya koymaktadir.

Tanzimat döneminde her sahada oldugu gibi, devletin idari yapisinda da bazi degisiklikler yapilmasina ihtiyaç duyuldu. Tanzimat Fermaniyla gayri müslim vatandaslara Müslümanlardan daha genis haklar verildi. Osmanli Devletinin parçalanmasini ve yikilmasini isteyen Avrupa devletlerinin destek ve tesvikiyle gayri müslim vatandaslar mahalli idarelerde söz sahibi olmak istediler. Onlarin istekleri dogrultusunda bazi mahalli muhassillik meclisleri kuruldu. Fakat kisa bir müddet içnde bu uygulamadan vazgeçildi. Batili devletler Tanzimat ve Islahat fermanlarinda gayri müslimler için vad edilen reformlarin uygulanmasi ve merkeziyetçi sistemin terk edilmesi konusunda Babiali’ye yani Osmanli hükumetine baskilarini arttirdilar. Batili devletlerin baskilariyla hazirlanan 9 Haziran 1861 tarihli Lübnan Nizamnamesi adem-i merkeziyetçilige dogru gidisin ilk müsahhas örnegi oldu. Dini ve etnik çatismalarin hüküm sürdügü Lübnan’da cemaatlerin yönetime esit agirlikta katilmalari saglandi.

Bu dogrultuda bütün Osmanli Imparatorlugunu içine alacak idari yapinin yeniden düzenlenmesi hususunda iki farkli görüs ortaya çikti. Bir kismi sinirlari genisletilmis vilayet ve livalara mali ve idari yetkiler verilmesini savunurken, bir kismi adem-i merkeziyet prensibini Osmanli tebeasinin bölünmüs olmasi dolayisiyla mahzurlu buldular. Bu tartismalar sonunda hazirlanan 1864 tarihli Vilayet Nizamnamesi Fransiz department sistemini andiran bir hüviyete sahipti. Merkeziyetçiligi ve adem-i merkeziyetçiligi bir denge içinde uygulamayi hedef alan 1864 nizamnamesi 22 Ocak 1871 tarihli Idare-i Umumiyye-i Vilayet Nizamnamesinde merkeziyetçiligin agir basmasi yönünde degistirildi. Nizamname hükümlerine göre vilayet sancaklara, sancaklar kazalara, kazalar da karyelere ayriliyordu. Vilayet merkezinde valinin baskanliginda toplanan bir vilayet idare meclisi, kazalarda da kaza idare meclisi vardi. Hakim, mektupçu, defterdar, hariciye emuru, müftü ve gayri müslim ruhani reis meclislerin tabii üyeleriydi. Ayrica meclislerde halkin seçtigi iki müslüman iki gayri müslim dört üye daha vardi.

Bazi vilayetlerde Avrupa devletlerinin destek ve müdahelesiyle yari bagimsiz bir statü uygulandi. Umumi vilayet sisteminin disinda kalan Yemen, Hicaz ve Misir gibi yerler mahalli hanedanlar tarafindan idare edildi. Osmanli merkezi idaresi burada sadece asayisi temin etmekle mesgul oldu.

Avrupa devletlerinin Osmanli Devletini parçalamak ve yikmak emeline dayanan, gayri müslim unsurlari tahrik ve tesvik ederek ve Osmanli hükumetine baski yaparak kurduklari adem-i merkeziyetçi idareler kisa zamanda merkezi devlet otoritesini zayiflatti. Bu sebeple merkeziyetçi idaye yönelik bazi reformcu uygulamalara gidildi. Birinci Mesrutiyetten sonra Osmanli ülkesinin parçalanmasini önlemek isteyen Sultan Ikinci Abdülhamid Han daha çok merkeziyetçi bir idare tarzini uygulamaya çalisti. Onun devlet ve milletin faydasina olarak aldigi kararlara karsi çikan bazi kimseler Avrupa’ya kaçarak adem-i merkeziyetçi bir idare tarzini hararetle savundular. Avrupa devletlerinden destek gören bu kimseler çikardiklari gazeteler ve dergilerle Osmanli Devletinin aleyhinde bulundular. Bunlardan birisi de Damad Mahmud Celaleddin Pasanin oglu Prens Sabahattin’dir. Fransiz yazari Edmond Domolins’in fikirlerinden etkilenen Prens Sabahattin, Jön Türkler hareketinin önde gelenlerinden oldu. 1902 Paris Kongresinde Jön Türler ikiye ayrildilar. Bir kismi Ahmed Riza’nin bir kismi ise Prens Sabahattin’in etrafinda toplandilar. Tesebbüs-i Sahsi ve Adem-i Merkeziyet Cemiyeti adiyla bir cemiyet kurdular. Avrupa devletlerinin tesvik ve destekleriyle Dogu Anadolu’da bagimsiz bir Ermenistan Devletiyle yine o devirde Osmanli Devletinin hakimiyeti altinda bulunan Iskodra, Yanya ve Kosova gibi vilayetlerden meydana gelen müstakil bir Arnavutluk Devletinin kurulmasini ve çesitli unsurlara muhtariyet ve bagimsizlik verilmesini savundular. 23 Temmuz 1908’de Mesrutiyetin ilanindan sonra yurda dönen Prens Sabahaddin ve arkadaslari çesitli gazeletelerde adem-i merkeziyet ve tesebbüs-i sahsi fikirlerini nesrettiler ve kendilerine taraftar topladilar. Prens Sabahaddin’in adem-i merkeziyetçi görüslerini benimseyen gençler Nesl-i Cedid Kulübünü kurdular. Daha sonra Ittihat ve Terakki Firkasina muhalif olarak kurulan çesitli unsurlari bünyesinde toplayan Hürriyet ve Itilaf Firkasi da Prens Sabahaddin’in adem-i merkeziyet ve tesebbüs-i sahsi fikirlerini savundu.

Prens Sabahaddin’in savundugu adem-i merkeziyet prensibine göre; “Her seyi devletten bekleyen osmanli toplumunun gelisebilmesi için ferdiyetçi bir yapiya geçmesi gereklidir. Adem-i merkeziyetçilik ferdiyetçi yapiya geçilirken devlet düzeninin yenilenmesinde temel ilke olacaktir. Yeni yetisecek burjuva sinifinin tesebbüsçülügünü engellemeyecek bir idare biçimi ancak Ingiliz ve Amerikan örnegine uygun bir adem-i merkeziyet modeli olabilir. Buna göre yapilacak islahatla bütün tebeayi içine alan bir adem-i merkeziyet uygulanmalidir. Seçimle gelecek belediye meclisi üyeleri mahalli idarede söz sahibi olmalidir. Vilayet meclislerinde azinliklar nüfuslari oraninda temsil edilmeli, Osmanli tebeasi arasinda imtiyazli hiçbir grup bulunmamalidir. Jandarma teskilatinda her azinlik, nüfusu oraninda yer almalidir. Yalniz vali, mutasarrif, defterdar, mahkeme reisleri merkezi idare tarafindan tayin edilmelidir.”

Prens Sabahaddin’e göre; “Bir toplumun, bir devletin temelini fertler teskil eder. Toplumu kuran, ona varlik bütünlügü ve yasama gücü kazandiran fert oldugu için, sosyolojinin ise, fertleri ele alarak baslamasi gerekir. Fert toplum için degil, toplum fert içindir.

Devletin idare biçiminin degistirilmesiyle yenilesme ve reform olmaz. Reform ancak fert hayatinin gelisimini durduran, özel tesebbüsü önleyen kurumlarin degistirilmesi, yenilerinin kurulmasiyla olur. Türkiye’de yapilmasi gereken en önemli yenilik egitim ve ögretim düzeninde olmalidir.”

Osmanli Devletindeki geleneksel teskilatlanmayi, çagdas gelismeye ayak uyduramamanin sebebi olarak gören ve eskiye ait degerleri inkara yönelen Prens Sabahaddin’in ilk bakista parlak görünen adem-i merkeziyetçi fikirlerinin bazilarinin uygulanmasi bile Osmanli Devletinin parçalanmasina ve yikilmasina sebeb olmustur.

Cumhuriyet tarihinde 1921 Anayasasinin 11-14. maddeleri vilayetlere muhtariyet ve manevi sahsiyet bagisladi. Vilayet suralarina da mahalli konularda yetkiler verdi. Vali TBMM’nin temsilcisi olarak devletin islerini görecekti. 1924 Anayasasinda bu hükümlere ve benzerlerine yer verilmedi. Mahalli idarelerle ilgili düzenlemeler ise büyük ölçüde iktidara gelen siyasi partilerin tutumuna bagli kaldi.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
WhatsApp
Taban Puanları için tıklayınız.